Köşe Yazıları

Ayrton Senna: Rekabet Altında Geçen Bir Hayat!

“F1 tarihinin en iyi pilotları” listelerinin olmazsa olmaz ismi, şüphesiz ki Ayrton Senna’dır. Rekorları uzun süre kırılamayan ve döneminin en iyi sporcusu olan Brezilyalı isim; ölümünden sonraki dönemde bile F1’i değiştirmeyi başarmıştı. Bugün 26. ölüm yıl dönümü olan Senna’nın rekabet ile geçen yarış kariyerine değiniyor, Ayrton Senna sayesinde F1’de nelerin değiştiğine göz atıyoruz.

İlk Yıllar: Zirveden Başlangıç

Esasında Ayrton Senna, F1’de efsane olarak nitelendirilebilecek ilk pilot değildi. Fangio, Brabham, Jim Clark gibi şampiyonlar F1 tarihine mal olacak kadar yetenekli ve başarılıydı. Ancak 80’lerden sonra televizyonlara giren Formula 1, inanılmaz bir hayran kitlesine ve dolayısıyla markaların pazarlama savaşlarına sahne oldu. İşte Ayrton Senna da “birinci yeni” Formula 1 döneminin ilk temsilcileri arasında yer alıyordu.

Ayrton Senna, 9 numaralı karting aracını son kez kullanırken.

Senna’nın F1’den önceki kariyeri, esasına bakılırsa üzerine uzun uzun yazılar yazılacak bir kariyer de değildi. Bir toprak zengininin oğlu olarak dünyaya gelen Ayrton Senna, bunun da sağladığı avantaj ile 4 yaşında kartinge başladı. Kariyeri boyunca Emerson Fittipaldi’yi rol model alan Senna’nın bu yoldaki en büyük destekçisi ise Fittipaldi’nin yükselmesinde bizzat katkısı olan Tche olmuştur. Hatta Ayrton Senna’nın mekanik konusundaki yeteneğinin Tche döneminden geldiği de ifade edilmektedir.

2015 yılında hayatını kaybeden Tche, bundan 11 yıl önce son röportajını vermişti. Röportajın tamamını buradan okuyabilirsiniz.

“O yaşlardaki gençler flört ederken ya da bir alışveriş merkezinde zaman öldürürken Ayrton atölyeme gelirdi ve beraber motorları tamir ederdik. Devamlı eğitim almaya odaklıydı, tüm hayatı boyunca sürekli öğrenmek istiyordu.”

Lucche Pascual Gascon (Tche), 2009

Nitekim 13 yaşında Interlagos’taki yağmurlu bir karting yarışını kazanmayı başaran bu genç çocuk, artık sürekli olarak kazanacaktı. İlk galibiyetinden 2 hafta sonra yine birincilik alan Ayrton Senna, o mevsim tüm yarışları kazanarak yerel şampiyonanın birincisi olmuştu. Hatta yağmurlu yarışlarda gösterdiği üstün performans, ona Magic lakabını kazandırmıştı.

Ayrton Senna İçin Hayallere Veda Mı (?)

Çıktığı karting yarışlarının çoğunu kazanan Ayrton Senna, artık yetenek avcılarının da radarına girmiştir. Ancak 80’li yılların başında Brezilya’da çok büyük bir kriz patlak vermiş, ülkenin ekonomisi darmadağın olmuştur. Formula 3000’e kadar yükselen Senna da bundan etkilenmiş ve motor sporlarını bırakma kararı almıştır. Artık Senna’nın önündeki gelecek az çok belliydi: İngiltere’den Brezilya’ya dönmek ve işletme eğitimini tamamlayıp aile şirketinin başına geçmek.

ayrton senna schumacher

Ayrton Senna tam Brezilya’ya dönmek için hazırlanırken, telefondaki teklif bu kararını sorgulamasına neden olmuştur. Çünkü kendisine çok ufak bir miktar karşılığında Formula 2000 koltuğu teklif edilmiştir. Senna bir sponsor bularak bu teklifi kabul eder ve çıktığı ilk sezon şampiyon olur. Ertesi sezon da Formula 3’te Martin Brundle’ı yenerek şampiyonluğunu ilan eder. 2 sezon önce sporu bırakma kararı alan Senna’nın yeni hedefi ise F1’de yarışmaktı.

İlk Şampiyonluk ve Ayrton Senna – Alain Prost Savaşı

1983 sezonunda sayısız kez testlere katılan ve Frank Williams başta olmak üzere gridin yarısını peşinden koşturan bu yetenek, o sezon türlü engellemelere rağmen Toleman Hart’a imza attı. Takım arkadaşının sadece 3 yarışı bitirebildiği o sezon 3 podyum kazanan Ayrton Senna, yarım kalan kariyerinde 3 şampiyonluk kazanmayı başardı. Ancak mekanik katkıları ve yağmurdaki dansı, şampiyonluklarının önüne geçerek onun gerçek bir efsane olarak anılmasını sağladı.

ayrton senna mclaren mp4/4
Ayrton Senna ve McLaren MP4/4

Senna’nın kariyerinin zirve noktası ise şüphesiz ki McLaren dönemi ve Alain Prost ile girdiği amansız mücadele olmuştur. Son 2 sezonu Williams’ın gölgesinde geçiren McLaren, 1988 sezonunda Honda motoruna geçiş yapar. Honda motorlu Lotus’u kullanan Ayrton Senna da Japon üretici ile sıkı bir ilişkiye sahiptir. Bunu değerlendiren Ron Dennis, Honda’nın da desteğiyle Senna’yı takıma kazandırmayı başarır. Elinde iki alfa pilot bulunan McLaren, o sezonu en yakın rakibi Williams’tan 3 kat fazla puan alarak şampiyon olarak tamamlar. Senna-Prost rekabetinin damgasını vurduğu bu sezon, aynı zamanda Brezilyalı’nın ilk şampiyonluğuna imza attığı yıldır.

Alain Prost’un şampiyon olarak McLaren’e veda ettiği 1989 sezonu ise tam anlamıyla akıl oyunlarına sahne olmuştur. Sezonun ikinci yarışı olan San Marino’da kıvılcımlanan Ayrton Senna – Alain Prost kavgası, İtalya’da ise tarihin en büyük takım içi kaoslarından birisini ortaya çıkarmıştır. Gelecek sezon Ferrari ile anlaştığını duyuran Prost, tüm takımın Senna’nın etrafında pervane olduğunu, kendisine ise 4-5 mekanikerin verildiğini iddia ediyordu. Japonya GP’de ise bu ikilinin ilk turda yaşadığı olaylı kaza, şampiyonluk kupasının Senna’dan alınıp Prost’a verilmesine neden olacaktı.

Kırmızıdan Maviye Geçiş: Veda!

1990 ve 1991 yıllarında 2 şampiyonluk daha kazanan Ayrton Senna, 1994 sezonunda ise Prost’un şampiyonluk sayısını yakalamak için onun bıraktığı Williams koltuğuna geçti. Senna’yı karting döneminden beri takip eden Frank Williams, hayallerini gerçekleştiren bu birlikteliğin “eşi benzeri görülmemiş bir dominasyon” yaratacağı öngörüsünü taşıyordu. Fakat aktif süspansiyon sisteminin yasaklanması, İngiliz takım için tam bir kabus oldu. Imola’daki yarış ise bir efsanenin sonunu getirdi.

San Marino hafta sonu; Roland Ratzenberger ve Ayrton Senna’nın ölümüne, Rubens Barrichello’nun ise ağır şekilde yaralanmasına neden oldu. Senna’nın ölümüne neden olan beton bariyerler, yerini lastik bariyerlere bıraktı. Arttırılan pilot güvenliği ise günümüzde kale gibi sağlam araçların ortaya çıkmasını sağladı. Hatta öyle ki, Senna’nın kazasından sonra neredeyse çeyrek asır boyunca F1’de hiçbir pilot yarış kazasından dolayı hayatını kaybetmedi. Bu vesileyle çok erken kaybettiğimiz Jules Bianchi’yi de anmış olduk.

Niki Lauda, Alain Prost, Ayrton Senna

Öte yandan; Senna’nın zamansız kaybı her dönemin baskın yarışçılarını ortaya çıkardı. Senna’nın baskınlığı ile geçen 90’lı yıllar, milenyum çağında ise yerini Michael Schumacher’e bıraktı. 2010’lu dönemde ise Lewis Hamilton’ın Ayrton Senna ve Schumacher’e ait tüm rekorları kırmak üzere olduğunu görüyoruz. Spordaki saf rekabet duygusu ve mücadele tutkusu ise isimler değişse bile asla değişmedi.

Etiketler

Formula Türkiye

Daha okuma yazmayı yeni öğrendiğim çağlarda Michael Schumacher - Mika Hakkinen rekabetiyle Formula 1 izlemeye başladım. Yaklaşık çeyrek asırdır bu tutkuyu sürdürüyorum ve bu tutkumu Sekizinci Viraj'da sizlerle paylaşıyorum :)

Bir cevap yazın

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı